Bulut!
kriz sonrası yazı

10-15 dakika öncesi,. Annemle kavga ediyorduk. Bi’ ara ağlamaya başladım. Oturdum, öylece kalakaldım. 1-2 saniye nefes alamadım, boynumu çok fazla sıkmışım ki parmaklarımın izi duruyor. Daha sonra nefes darlığı  çeken biri gibi nefes almaya başladım. O sırada alnımdan sayısız terler aktı. İlk defa bu kadar şiddetliydi. Annem ilkten numara yapıyorum sandı. ”Numaralara bak numaralara”


Sanırım bu son diye içimden çığlıklar attım.

Söylediğim son cümle,

”Anne yardım et!”

Sonrasını hatırlamıyorum. Uyandığımda annem ellerimi ovuşturuyordu. ”Ellerin ısınmaya başladı.”

Şimdi ise titriyorum, hep olur. 

Beni üzen şeyse, güvenebileceğim tek bir kişi bile yok. Kimse beni yeterince anlamıyor, kimseyi yeterince anlayamıyorum.

Sizi anlayan biri varsa gidin sarılın, uzaktaysa arayın. Size güvenen bir aileniz varsa teşekkür edin, uzaktalarsa yine arayın. Değer veren birileri varsa, siz de onlara değer verin.

Ve siz iyi olun.

[Flash 9 is required to listen to audio.]
4 playsDownload

Kalbine dokunmama izin versen, her şey pamuk şekeri gibi olabilirdi mesela.

[Flash 9 is required to listen to audio.]
14 playsDownload

”Nasıl olsa yaşıyoruz.”

Ellerinle alkış yap nazikçe, bak nasıl da tatlı oluyor şarkıyla. Seni tanımıyorum, ama seni kimsenin üzmesine izin verme şimdi, şu an. Şu şarkının tatlılığına da bak! Nefret ettiklerine iki küfür et kendine gel, deli gibi kağıt yırt sinirliysen, mutluysan da gözlerini kapat kirpiklerin dans etsin. Küçük kızları sev, dünyada gökyüzü kadar, bulutlar kadar sevimliler. 

Alkışlıyor musun?

kaseti taktım,

şarkıyla gül!

[Flash 9 is required to listen to audio.]
1,556 plays

Sonra, döndüm ve dedim ki:

”Anneannemin dantellerinden bile değerli değilsin!”

Kulağına kaçmış zebralar,

Ah, onları asla anlayamayacaksın.

İnsanlar birazcık vefasız, unutkan ve aptal.”

 - Yüzyüzeyken Konuşuruz - Gel Demedim ki
[Flash 9 is required to listen to audio.]
23,220 plays

Ben sana, benimle gel demedim ki,

istedim sadece, hiçbir yere gitme.

aynı cümleyi kurup aynı şehre bakarken

gideceksen şimdi git

güneş doğarken

ben senden benim olmanı istemedim ki

istedim, sadece hiç kimseyi sevme

aynı cümleyi kurup aynı şehre bakarken

gideceksen şimdi git

güneş doğarken

yüzyüzeyken konuşuruz!

Sen, galatasaraylı.

Hey sen! Galatasaraylı.

Sen, siz, ”namuslu taraftar, namuslu futbolcular, namuslu yönetici, namuslu başkan” hâlâ kalkmış, şikeciler diye hitap ettiğiniz onca taraftara küfürler yağdırıyorsunuz, 3 Temmuz’dan bu yana ”şikeci” dediğiniz binlerce taraftar takımını desteklemekten hiç vazgeçmedi. Kimi Fenerbahçe’li ”Eğer yaptıysak bir şey, cezamızı çekelim.” kimi Fenerbahçe’li ”Böyle bir şeye inanmıyorum, atılan bir çamurdan ibaret.” kimi Fenerbahçe’li ise ”Fenerbahçe büyüklüğü kupa ya da şampiyonluk büyüklüğü değildir, haksız yere yapılan bir şey varsa her türlü ceza alınmasını istiyorum.” dedi. Sizin o, şikeci dediğiniz binlerce insan.

Ve ben, bir Fenerbahçe’li olarak bu sene şampiyon olmamızı istemiyorum. Çünkü Fenerbahçe onca OLAYLARA rağmen, hâlâ ayakta, dimdik ayakta ve hatta zirve mücadelesi veriyor. İşin komik yanı ise, galatasaraylılar ”yusuf yusuf” olmuş durumda. ”Ya Fenerbahçe şampiyon olursa?” gibi endişeleri var. Fenerbahçe dimdik ayakta durup hâlâ sizi korkutabiliyor ve ben bunlara şahid oldum ya, şampiyonluğun gözümde zerre değeri yok. 

Sen galatasaraylı,

Fenerbahçe’nin mağlubiyetine, kendi galibiyetinden daha çok sevindiğin için,

hiçbir zaman adam yerine konulmayacaksın.

-busonolsun

[Flash 9 is required to listen to audio.]
11 playsDownload

Küçükken, geceleri uyumadan önce ayaklarımı yataktan dışarı çıkarttığımda yerde köpekbaliklarinin olduğunu ve ayağımı yiyecekleri saniyordum. Öyle de hayal gücüm tavan yapardı. Kolayı içtikten sonra burnumdan çıkan o acı histe de her seferinde ağlardım. ” Yeni alınan ayakkabılarımla uyurdum.” 

İçinden konuşabilen tek insan olduğumu düşünürdüm, bunu bir başkasının da yapabildiğini öğrendiğimde yıkılmıştım. 


Annemden babamdan çok bir şey istemezdim, markette çikilata için ağlayan çocuklar görürdüm. Benim için bu sadece aptallıktı.

Çocukluk aşkıma söylediğim en güzel cümle; ”Senin ellerin para gibi kokuyor.”

İsmi Ezgi olan tek ben olduğumu saniyordum, ilkokulda adaş olduğum kızın gözüne kalem sokacaktım ki, isabet etmemiş neyse ki.



Annem beni bi’ keresinde bulutlarla konuşurken yakalamış,

+ya siz niye farklı farklısınız ki,

+enginar yedirmeye çalışırken annem, kaçtım ben. siz yesenize, bak çok faydalıymış.

Annem her anlatışında çok gülerim buna mesela.

Şarkıyı da fırlatıyorum,

sevimli.


aa deli galiba.

He canim he. Yuzyilin tespitini yaptin. Heh.

[Flash 9 is required to listen to audio.]
11 playsDownload


Seni öpmek,

gökyüzü gibiydi.Mavi.


Küçük kızın beyaz çoraplarına nar düşmüştü artık,

en sevdiği çorabı için ağlaması gibi.

Ya turuncu?

Turucu da sevecek miydi, gökyüzünü.


Ellerim, kalbine kadar uzanabilecek miydi? Yeterince büyüdü mü küçük kız?

Şeytan tırnağı gibi, inatlaşır gibi. Acı çektirse de, ona dokunmadan duramamak gibi.


Karları mı daha çok seviyorduk, güneşi mi?  

Beyaz mı yenecekti kötülükleri, sarı mı yumuşatacaktı kalbimizi.


zebralara düşman değilim artık, siyah-beyaz çizgilere neden düşman olur ki insan?

tıpkı bir zürafanın gözleri gibi.


mavi, yeterince mavi değil artık,

seni öpmekse,

başka bir mavi.

[Flash 9 is required to listen to audio.]
1,427 plays

Hayret!

gittikçe ufalıyor bu dağınık yollar.

geriye sadece,

güvercinlerin kanat sesleri kalıyor.

[Flash 9 is required to listen to audio.]
14 playsDownload

Giderken bir şey söyle, aklım sende kalsın.

ve küçük kız, sen gördüğüm en şirin kızsın.

[Flash 9 is required to listen to audio.]
13 playsDownload

bir plak gibi gökte dönüyor mavilik
sesi aşağıda, çok aşağıda
üstünde bir duvarın. duvarsa
dondurma yiyen bir çocuğun eli sanki
taşmış akıyor
öpüyor toprağı kanatan nar çiçeklerini.

öpülüyorum bembeyaz çimlerinde yalnızlığımın
sonsuzluk yarın.

[Flash 9 is required to listen to audio.]
3 playsDownload

Küçük kızın en sevdiği kelime günaydındı, ama küçük adam ona çok az günaydın dedi.

Küçücük kalbiyle kocaman sevmişti küçük adamı. 

Zürafalar elma sever miydi?

Saklandığında elmayı yemeden giderlerdi hep. ”Elma dersem çık, armut dersem çık.” 

Kırmızı ayakkabıları.

İlk alındığı gün ayakkabılarıyla uyumuştu, babası almıştı.

Geceleri masal okunmasından da nefret ederdi, uyumazdı geceleri. Şarkılarla resim çizerdi, küçük bulutlar. Uyuyakaldığında yataktan düşerdi ve bu yüzden babası yatağının yanına sandalyeleri dizerdi. 

Utangaçtı,

sessizdi,

insanları kırmaktan korkardı.

Ne zaman ambulans sirenini duysa bildiği tüm duaları okurdu. Tanrı’dan o kişinin iyi olmasını dilerdi.

Çünkü, Küçük kız dedesini ambulansta kaybetmişti.

İnsanların masum olmadığını tam o gün anlamıştı,

mızıkasıyla dost olması en iyisiydi,

zaten küçük adam da gitmişti.

bulutsuz bir günde oturdu,

küçük adamı bekledi.


 - Lamb - Gabriel (Original)
[Flash 9 is required to listen to audio.]
3,143 plays

Uçabilirim,

Ama onun kanatlarını istiyorum.

Sevebilirim,

ama onun yüreğine ihtiyacım var.